Bir Orta Sınıf Mücadelesi; Kariyer!

Sistemin sürekliliği için, hayatın kendisi gibi dayatılsa da, kariyer, bir orta sınıf mücadelesidir. Her sabah yan masada çalışmaya başlayan iş arkadaşlarımız ile aşağı yukarı aynı mahallenin çocuklarıyızdır. Benzer kaygılarla büyümüş, benzer mücadelenin içinde kendimizi bulmuşuzdur.


İlkokulda, sıra arkadaşlarımız ile aynı sınıfta yer almamızın tek nedeni, aynı yıl doğmuş olmamız ise, şimdilerde benzer masaları paylaştığımız iş arkadaşlarımız ile bir arada çalışıyor olmamızın en önemli nedeni, hayat mücadelesine benzer sınıfta (orta sınıf) başlamış olmamızdır. 


Her ne kadar, kendi sınıfını (işçi) reddeden beyaz yakalı, okuduğu ‘Karlı büyüme stratejileri’ adlı makalede, personel maliyetlerinin nasıl kısılabileceğini anlatan paragrafın altını hırsla çizse de, kariyerin bir orta sınıf mücadelesi olduğu gerçeğini değiştiremez.

 

Kariyer mücadelesi, orta sınıfa özgü bir kapalılıkla, örtük biçimde, herkes mutluymuşcasına gibi yaşanır. Bu mücadelede kavrulan birey, herkesin benzer bir kariyer sürecinden geçtiğini düşünerek, hayatın ona getirdiği bu zorlukları doğal sanabilir. Bu geçici içsel rahatlamalar gerçekte bir yanılsamadır. Çünkü zenginlik içinde büyüyen çocukların, öyleymiş gibi gözükse de esasen kariyer diye bir mevhumu yoktur. Onlar, hiçbir zaman yan masada çalışmayacaklardır. 


Büyüyen küçük kapitalist işleri devralır ve kariyer mücadelesi veren çalışanları, tatlı bir memnuniyetle izlemeyi babasından öğrenir. Becerikli olanlar, kişisel kazanım peşinde koşan beyaz yakalı işçilerini, ufak dokunuşlarla oyunda tutar; bir üst pozisyonun varlığı bile çarkın dönmesi için yeterlidir.


Mesela bir şirketin hırs küpü, sınıfına özgü kariyer mücadelesi içindeki bir çalışanını düşünelim. Bulduğu her fırsatta liderlik, motivasyon, insandan nasıl marka olur (çağımızın, insan zekasını hiçe sayan en saçma önermelerinden!) gibi konularda paylaşımda bulunma eğilimi yüksektir. Kariyer konularını dile dolamıştır; bu konuyla ilgili dergileri okur, liderlik tavsiyeleri alır. Oysa bu konular hiçbir zaman sermaye sahibinin ilgi alanında yer almaz. Ünlü iş insanlarının sosyal medya hesaplarına bir ara bakın. Onlar hayatı keşfetmekle, fotoğraf çekmekle, sergi açmakla kısacası dünyanın güzelliklerini yaşamakla meşguldür. Ortalıkta hiç gözükmeyen, oralı bile olmayan binlerce iş sahibi zengin insan vardır. Onların kariyer yönetimi v.s konularına hafif gülerek yaklaştıklarını hissedebilirsiniz. 


Onlar kadar zengin olmanın hayali ile yanıp tutuşan, rekabetçi çalışanlar ise türlü oyunlarla kariyerlerinde yol olmaya çalışır. En fazla yapabildikleri, kişisel gelişimcilerin beylik yüzeysel cümlelerini, birlikte çalıştıkları ekipleri ile paylaşmaktır.


Kariyer, mütevazi ailelerde büyüyüp, kendi ayakları üstünde durması gereken insanların, fırsat odaklı yaşamak zorunda oldukları fonksiyonel sürece işaret eder. Hayatın kendisi değil, sadece bir sürecidir.


İş hayatında sağlıklı düşüncelerle ilerleyen birey, fonksiyonel sürecini tamamladığında (ayakta kalma, bir iş bulma, para kazanma, birikim yapma) ofisinde excell raporlarının içinde kaybolmuşken, gerçekte onu mutlu eden şeyler üzerine düşünmeye başlar. Ancak onu sevgiye taşıyan uğraşlar ile hayatını zenginleştirebilir.


Hayatın güzelliklerini ıskalamamak adına, bizi rekabete, bir adım öndeki masada yer kapmaya ittirip duran, böylece mutlu olacağımızı inandırarak, aynı hırsla oyunda tutan bu sistem üzerine düşünelim. En azından iş yaşamı ile hayatın kendisini yaşamak arasında bir denge bulalım. 


Kariyer meselesinin orta sınıfa özgü olduğunu düşünerek derin bir nefes alalım. Birlikte çalıştığımız, benzer zorluklarla büyüdüğümüz iş arkadaşlarımıza çok daha iyi davranalım.

Ne diyor Cemal Süreya: ‘Hayat kısa, kuşlar uçuyor.’



Fırat Devecioğlu

Yüzleşme, Mona Kitap

2. Bölüm. 3. Düşünce Yazısı 'Çağımızın Mücadelesi:Kariyer'

Syf: 76

84 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Bir İyi Hissetme Aracı: Yoksulluğun Pornografisi

Yoksulluk ve pornografisi konusuna birkaç gülümsemeyi hatırlatarak başlayayım. Trafik sıkışmıştır. İyi model arabaları ile sıkışmış trafikte dur kalk ilerlemeye çalışan bir çift vardır; bir eli dışarı

Ofislerde Dolaşan Bir Kabus

Kariyer mücadelesi, ofislerde dolaşan bir kabusu hayatlarımızın ortasına bırakıverir. Kabusun adı, problemli orta düzey yöneticilerdir! İnsanın hayatına sonradan girip, bir daha hiç çıkmayacak gibi

Sıkılma Korkusu

Biz, keskin bir anlamsızlık tarihinin içinden sürünerek geçenleriz. Bizden sonra yaşayacakların gülebileceği bir trajediyi temsil ederiz. Birçoğumuz hayallere, parlatılmış hülyalara aldanmış haldedir.